Uygar ÇATALTAŞ
@uygar
Müzik öğretmeni, müzisyen ve besteci; birazda şair. Bekar baba, insanı sever, doğayı sever, denizi sever, motorsikletleri arabalardan daha çok sever…
Burnumun direğini sızlatan sesin
Koynuna dudaklarımın değdiği tuzun
Bir de o bacakların vardı sevgilim
Bembeyaz ve pürüzsüzdün
Dokunmaya bile korkardı...
Aralık kalmış ne kadar Kasım akşamı varsa
Eylül gibi sapsarı ve dökülürken yapraklar
Sonun Baharına kucak açar
Rüzgara küsen bütün dallar
Narin(,) bir çiçektir koklayamazsın.
Ellerin kırılır, dokunamazsın.
Kederi bedeninden daha büyük,
Bozkırın bağrında bir çiçek.
O küçücük bedeni,
Topr...
Doluya koysan almayan
Boşa koysan dolmayan bir hissizlik hali
Sabır ve eşik arasında kalınmış,
Yasama yürütme yargının bile bağından daha fakru zaruret
...
Su gibi !..
Dudağının kenarından,
Köprücük kemiğine sızan,
Tuzlu, sade ve berrak
Tadımlık bir damla bana kalan.
Damdan düşen kelimeler gibi
Mavisi kırık bir gökyüzünün
Üstün körü yağmurlarıyla ıslanan
Zihnimdeki bu bulanıklık
Çiğ tanesi zannedilen zerreler misa...
Yan yana gelince anlam bulan
Aynı şarkıdaki farklı notalar
Ve cümle içindeki ufak bir nokta
Bir durumu bitiren
Olmuş olanı sonlandıran bir nokta
Bazen ...
Sanrılar içinde gece yarısı
Uyur ile uyanıklık arasında
Başı boş bir duvar ve
Paspartusu yırtık,
Siyah beyaz anılar.
O başıboş duvara her baktığımda
...
Yükleniyor...
İçeriğin sonu
Yüklenecek başka sayfa yok